Genç Bayrak Gazetesi

CİZRE, SİLOPİ, SUR, NUSAYBİN…

CİZRE, SİLOPİ, SUR, NUSAYBİN…

7 Hazirandan güneydoğuda başlayan operasyonlar hala devam ediyor…

Ülkenin bütünlüğüne kast eden kim varsa Devlet en sert şekliyle karşılık vermeli.

Son olarak PKK’ya bağlı olan TAK’ın (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) Ankara’da gerçekleştirdiği canlı bomba eylemi 28 cana mal oldu.

Bunun karşılığında operasyonlar hem devam etmeli hem de bir şekilde PKK/PYD/YPG/TAK masaya oturtulmalı.

Yoksa bütün dünya biliyor ki, terör sorunu vura vura bitmez…

HDP Van Milletvekili Tuba Hezer Ankara insafsızca canlı bomba eylemini yapan cani için kurulan taziye çadırına gitmiş.

HDP neyi amaçlıyor?

Ankara’da ölenlerin arasında; Diyarbakırlısı da var Malatyalısı da Tekirdağlısı da…

HDP amaçladığı şeye ulaştı mı?

HDP oy veren vatandaşlar PKK ile anılmaktan hoşlanmıyor. En azından benim tanıdıklarım.

Problem, buradan sonra başlıyor.

HDP terörün peşinden koşarak bu ülkedeki oluşturmak istediği ayrımın hatlarını kalınca çizmek istiyor.

Başka bir deyişle HDP, sırtını YPG’ye PYD’ye yaslayacağına Kürt halkına yaslamalı.

Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi pervasızca hareket etmesi bölge halkına zarar veriyor.

***

Cumhuriyet kurulduktan sonra ‘’Ulus Devlet’’ anlayışının makûs sonuçlarını aristokrat sınıf hariç bütün halk yaşadı.

Bir avuç çokbilmiş entelijansiya’nın ülkeyi ne hale getirdiği görüldü, gösterildi.

Ermeni’yi hain, Yunan’ı ebedi düşman, Rus’u ezeli düşman, Arab’ı arkadan hançerleyen, Kürd’ü koynundaki yılan, Müslümanı gerici olarak gören zihniyet bugün varlığını amipler gibi sürdürüyor.

Devlet son 15 yılda hak ve özgürlükler anlamında azımsanmayacak bir şekilde yol kat etti.

Azınlıklara çeşitli haklar verildi. (Belirtmekte fayda görüyorum; Kürtler azınlık değil, bu ülkenin halkıdır.)

Yerel yönetimlerin yetkileri artırıldı.

Kürtçe artık bir ‘’x’’ dili olmaktan çıktı.

Önümüzde ki yıllarda belki de ikinci resmi dil olacak.

Olmalı da.

Yabancı dilde şarkıların meydanlarda özgürce dinlendiği ama Kürtçenin (Kürtçe bizim için yabancı bir dil değildir.) yasak olduğu yıllardan geliyoruz.

Bu yüzden diyorum ki; Kürt kardeşlerimin özgür bir manifestoya ihtiyacı var. Herhangi bir unsur tarafından yönlendirilmemiş, tetiklenmemiş.

Tekrar güneydoğuda yapılan operasyonlara gelelim;

Medya’da sivil ölümlerle alakalı haber, kaynak bulmak zor.

Sebebi her ne olursa olsun Devlet bölgede PKK’ya operasyon yapıyor denilerek hukuki yolların, yasal mevzuatın dışına çıkılmamalıdır.

Asker attığı her kurşunun hesabını verecek şekilde hareket etmekle mükelleftir.

26 Temmuz-30 Kasım 2015 arasında, Diyarbakır, Şırnak, Ağrı, İstanbul, Mardin, Van, Ankara, Hakkâri ve Adana illerinde en küçüğü 35 günlük bebek, en büyüğü 18 yaşında olan en az 44 çocuk hayatını kaybetti. En az 52 çocuk da yaralandı. Rapora göre, çocukların ölüm ve yaralanma sebepleri şöyle: Operasyon veya çatışmalar sırasında vurularak, gösteriler sırasında vurularak, bomba patlaması sonucu, sivil alanlarda bulunan mühimmatın patlaması sonucu, hasta olup hastaneye götürülemediği için, sokağa çıkma yasağı sırasında parkta veya evin önünde oynarken vurularak, eve isabet eden kurşun veya patlayıcı ile vurularak, polisten kaçarken apartmandan düşerek, polis tarafından dövülerek, açılan ateşte vurularak. Ölümlerin en çok yaşandığı yer ise Şırnak. Silopi’de önceki gün de Mehmet Mete (11) öldürüldü. i

Bununla beraber DHA’ nın verdiği bilgilere göre güvenlik güçlerinin tavrıyla ilgili şikâyetler var. Duvarlarda yazılan yazılar, zırhlı araçlardan yapılan anonslar, vatandaşa karşı küfür ve hakaretlerin adresinin, özel tim ve terörle mücadele şubesinden gelenler olduğu anlatılıyor. Vali, bazı polislere soruşturma başlattıklarını söyledi. 200 bini aşkın insan, sokağa çıkma yasağı nedeniyle göç etmek zorunda kalmış. Sadece Diyarbakır’da Sur içinde yaşayan 24 bin kişiden 22 bini göç etmiş. Okullar kapalı, sağlık ocakları kapalı, kurumların tamamı kapalı.

Bu arada Mazlumder’in Cizre ve Silopi ile ilgili hazırladığı rapora göz atabilirsiniz.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 16 Ağustos – 25 Aralık arasında sokağa çıkma yasağının uygulandığı yedi ildeki resmi yasak süresi boyunca 124 sivilin öldürüldüğünü açıkladı.

Hesabını kim verecek?

Devlet mi?

PKK mı?

Her şeye rağmen mutedil olmakta fayda var.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ