Genç Bayrak Gazetesi

Erhan KIVANÇ’ın Kaleminden

Erhan KIVANÇ’ın Kaleminden

Zaman Tünelinde Sahil Gezintileri

1950’li yıllar içinde Cumhuriyet meydanı yanında tarihi yapısı ile duran ve o yıllarda belediye olarak kullanılan bina antik değeri yüksek bir eser olarak şehrimizin simgelerinden biridir.

Oyıllarda bu binanın altından geçerek iskeleye geçilirdi.Bandırmaya gelen bütün gemiler bu iskeleye yanaşırdı.

Nakliye işlerini büyük tonajlı motorlar görürdü.Bunları nakliye ambarları yönetirdi.
Belediye binasının iskeleye bakan tarafının temelleri denizin içindeydi.Rüzgarlı havalarda denizin dalgası Belediye binasının duvarlarına vururdu.Belediye binasının iki yanından beton rıhtımlar uzanırdı.Bir tarafı mendireğe kadar uzanır,diğer tarafı aşağı istasyona doğru uzanırdı.Denize baktığımız zaman belediye binasının sağ tarafı rıhtım üzerinde sıra sıra aile çay bahçeleri vardı.Halkın sosyal ihtiyaçlarını karşılayan bu çay bahçelerine gazinolarda denirdi.

Aileler bu gazinoları doldurarak çay kahve ve meşrubatlarını zevki sefa içerisinde içerken ağaçların yapraklarının tatlı hışırtıları altında yudum yudum gecenin,gazinonun tadına ererlerdi.
Denize yakın yerde oturanlar mehtabın olduğu geceler mehtabın deniz üzerinde oluşturduğu yakamozları seyrederek gönlündeki sevgi zerreciklerini biriktirerek gözlerinde birleşip yakamozların ritmine uyarak tatlı hayaller kurulmasına vesile olunurdu.Streslerden uzaklaşılır.Ruhu dinlendirir sakinleştirir ve rahatlatılıtdı.

Kahvenin ustaca köpüklü olarak ikram edilmesi keyif verirdi.Çay tavşan kanı tabir edilen demi ile sunulurdu.Ayranda bol köpüklü olup manda yoğurdundan yapıldığı belirtilirdi.Limonata ve vişne şuruplarının en lezizi hazırlanarak kendine has tatları içinde ikram edilirdi.

Rıhtımın üstünde tahta iskeleler vardı.İskeleye bağlı kiralık sandallar bulunurdu.
Bu arada nişanlı,sözlü ve sevdalı gençler bu kiralık sandallara binip sandal sefası yaparlardı.
Mehtabın olduğu gecelerde mehtabın ışığı altında denizde kürekleri çekerken ufak dalgaların yarattığı yakamozların yerinde duramayıp hareketli kıpırdayışları sevdalıların tatlı bir heyecan içinde olmalarına vesile oluyor.

Kalplerinde oluşan ateş beyinlerinden geçerek gözlerinden birbirlerine aktığını hissederler.Bu arada tatlı hülyalar içerisinde mutluluklarla beraber unutulmaz hatıralar yaşanırdı.

Belediye bilahare kapalı çarşının üstüne taşındı.Kapalı çarşı 1954 yılında inşa edildi.Kapalı çarşı inşa edilmeden önce caddeye bakan iki yüzü tahta barakalarla çevriliydi.Barakaların arkasında boşluk bir meydan vardı ve orada sebze ve meyve hali olarak hizmet veriliyordu.

1940’lı yıllar içinde belediyenin aldığı bir karar oldu.Serbest meslek sahibi iş yerlerinde çalışanlar yararlansın diye öğle tatili ve akşam tatili diye aldığı kararı tatbik etti.Öğle tatili saat 12.30-13.30 arası akşam tatili 19.00 yani akşam 7’de özellikle yaz günleri tatbik edildive esnaflar riayet etti.Yalnız oteller ve lokantalar gibi bazı meslek dalları ruhsatları ile özel izinler alarak tatil kararlarından muaf kaldılar.Öğle tatili saati gelince zabıta düdük çalarak iş yerlerinin gecikenlerini ikaz edip kapatılmasını sağlarlardı.
O yıllarda hatırladığım iki tane zabıta memuru vardı.Biri Mehmet Ağabey,biri İsmail Ağabey dediğimiz çok saygın memurlardı.Esnafla kırgınlığı olmayıp,iyi bir diyalog içinde vazifelerini devam ettiriyorlardı.
Bugünkü nostalji gezimizi burada noktalıyoruz başka nostalji konularımızda buluşmak dileğiyle,Sağlıcakla kalın..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ