Genç Bayrak Gazetesi

Erhan KIVANÇ’ın Kaleminden

Erhan KIVANÇ’ın Kaleminden

Zaman Tünelinde Nostalji Gezisi Karakış

1940’lı yıllar içinde kışlar kar yağışlarının fazla olması ile daha sert geçerdi.O yıllarda evlerin çoğu bahçeliydi ve bahçelerin etrafıda tahtadan perdeler ile çevrilirdi.Kar o kadar yağardı ki athta perdeler tipi şeklinde yağan karlar ile rüzgarın hızıyla esneyip yana yatınca yağan karın ağırlı ile tahta perdelerin yıkıldığı olurdu.Ve birçok ağacın yapraklı dallarıda yağan karın ağırlığına dayanamayıp kırıldığı olurdu.
Yine karların çok yağdığı bir kış günü Bandırma’yas çok yakın Debleke köyünden(Şimdiki adı Doğruca)bir kişi yolda donmuş Bandırma’ya gelememiş denildi.Yine aynı mevki güzergahında (Karazman mevkiinde pirenlik kırıda denilir) Bir asker dondu haberleri konuşuluyordu.Belirttiğim gibi bazı yıllar karın kalınlığı yolları kapatınca trafik aksar,yolculuklar ertelenirdi.Kış hızıyla devam ederken mahallenin gençleri yağan karların yoğunluğu içerisinde,karların yağışını eğlenceye çevirip,kızak kaymanın sevinç ve coşkusunu yaşamak için bayır yerlerdeki toplanan karları küreyerek bayır aşağı yol açarlardı,yayarlardı,sonra kızağını alan pür neşe bayırdan aşağı ardı ardına hızla kayarlardı.Ayrıca grup halinde kaymak için merdiven getirirlerdi arka arkaya oturup merdiven ile kaymanın zevkine varıp,kayarken,neşelerine neşe katarlardı.Diğer bir yandanda kardan adam yaparak seyrine doyum olmaz anlar yaşanırdı.
Güzel anılar içerisinde kışın tadını çıkarırdık.Ayrıca kış mevsiminin uzun gecelerinde sobaların,maşingaların etrafındakestanelerin kebap yapıldığı mısırların kavruk içinde patlatıldığı çok güzel anılardı.
Büyüklerimizin zaman zaman anlattığı masal ve hikayeleri zevkle dinlerdik,verdikleri öğütleri dinler bizlerin başarılarımız için temel taşı olacak değerli sözleri can kulağı ile dinlerdik.Büyüklerimizin en büyük zevklerinden biri olan yemeklerden sonra kahve içmesi mangal başındaki küllerin üzerinde nar gibi kızarmış köz köz olmuş ateşin arasında kahve cezvesini küllerin üzerinde ileri geri sürterek tavında pişmesi ile bol köpüklü olması göz zevki ile ve ağız tadı ile içilecek kahveler pişer Sapsız okkalı fincanlara dökülür ikram edilirdi.
Mutluluk içerisinde kahvelerini yudum yudum içerlerdi,kahvenin tam tadına varmak için son yudumda ise yuvarlak okkalı fincanı parmakları arasında çalkalar gibi döndürüp fincanın dibindeki kahvenin telvesi ile yudumlayarak kahve içmenin keyfini çıkarırlardı.
Yalnız son elli altmış yıldır mevsimlerde özellikle kış mevsiminde kasım aralık aylarında bahar havasını andıran mutedil günler yaşıyoruz.
Bunda yerleşim bölgelerimizin kalabalıklaşması ve inşaat alanlarının çoğalması ile betonlaşma çokluğundan ve bunlarla beraber hava cereyanlarının iklimleri etkilemiş olabilir.Çünkü Orta Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerimizde kış mevsiminin başlaması ile kar yağışlarının her yıl aynı yoğunlukta devam ettiğini görüyoruz.Karların yağması ile birçok yolların kapandığı köylere ulaşımın zorlaştığını görüyoruz.

Ve Kardan Adam Dedi ki

Başımdaki şapkama
Siyahlar nakşederek,

Kapkara gözlerimi
Kömürle işleyerek,

Elimde süpürgemle
Aşklara umut oldum

Burnumda havucumla
Umutlara yol oldum,

Bana el sürenleri
Seveceğim hep kalben,

Aranızdayım artık
Kardan adam oldum ben..

Bugünkü nostalji gezimizi ve görüşlerimizi noktalıyorum.Başka bir gezide tekrar görüşmek ümidiyle Sağlıcakla Kalın

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ