Genç Bayrak Gazetesi

Namık Kemal ve Kültürümüzde Vatan Kavramı

Namık Kemal ve Kültürümüzde  Vatan Kavramı

Türk Ocakları Balıkesir Şubesinin her hafta düzenledi ocakbaşı sohbetlerinin bu haftaki konusu doğumunun 176; ölümünün 128. Yılı olması sebebiyle “Namık Kemal ve Kültürümüzde Vatan Kavramı” oldu. Türk Ocakları Şube Başkanı İsmail ACAR’ın konuşmacı olduğu programda Başkan Acar şunları söyledi:

“Türk Kültür fikir ve edebiyat tarihimizde “vatan” kavramı, her aklımızdan geçtiğinde, önce Namık Kemal aklımıza gelir. Namık Kemal, Türk edebiyat ve düşünce tarihinde önemli kilometre taşlarından biridir. Bu sebeple onu her zaman hatırlamak, anmak ve yeni nesillere tanıtmak gerekir.

Namık Kemal, sadece bir edebiyatçı ve gazeteci değildir. Namık Kemal, Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde kurtuluş reçetesi olarak ortaya çıkan Üç Tarz-ı Siyaset’in (Osmanlıcılık-İslamcılık-Türkçülük) fikir babası sayılır. Çünkü bu siyasi fikirlerin asıl kaynağı odur. Hatta, bugün fikir ve siyaset dünyamızda gündemden eksik olmayan hürriyet, hak, adalet, demokrasi,millet vb kavramların hepsi en güçlü ve gür sesle onun eserlerinde işlenip ortaya konulmuştur.

Namık Kemal kendisinden sonra gelen büyük edebiyat, fikir ve devlet adamlarımızın da ilham kaynağı olmuştur. Tevfik Fikret, Mehmet Emin, Mehmet Akif, Yahya Kemal, Ziya Gökalp, Mustafa Kemal (Atatürk) onun fikirleriyle beslenenlerdendir.

Namık Kemal, kabına sığmayan gür sesli meydan hatibi, ülkücü bir Osmanlı Türk aydınıdır.

Namık Kemal, romancı, şair, gazeteci, fikir adamı, devlet adamı vb birçok yönüyle değerlendirilebilir. Fakat biz bugün doğumunun 176; ölümünün 128. yılında onun ortaya koyduğu “vatan kavramı” üzerinde durmak istiyoruz. Çünkü Namık Kemal, vatan kavramını ve vatan sevgisini Türk milletinin zihnine nakış nakış işleyen kişidir.

Namık Kemal’den Önce Kültürümüzde “Vatan Kavramı”: Vatan, genel anlamıyla, millî kültürle coğrafyanın birleşip kaynaştığı, bu sebeple uğruna ölünen yerdir.

Vatan, milletin üzerinde yaşadığı coğrafya parçası; bir devletin sınırları belli hakimiyet alanı; ülke veya yurttur.

Vatan, milletin yaşadığı, maddî ve manevî kültürünün meydana getirilip sergilendiği; mukaddes değerlerinin, hatıralarının yaşatıldığı; coğrafyanın manevîleşerek kutsallaştığı kültür coğrafyasıdır.

Vatan fikri yeni olmakla beraber, vatan duygusu, insanlık tarihinin en eski duygularındandır. Herhalde insandaki korunma ve savunma duygusu ile birlikte gelişmiştir. Eski Türk tarihinde “vatan” kavramı, “yurt” kelimesiyle ifade edilmekte idi. Bugün de aynı anlamda kullanılmaktadır.

Eski Türklerde yurt (vatan), kağanın şahsi malı değil, korumakla yükümlü olduğu ata mirasıdır. Yurt, milletin malıdır. Eski Bozkır Türk Kültürü’nde ülke-devlet-yurt, çok yakın anlamlı kavramlardır. Bu anlamda, toprağın üstün tutulduğu Hint-Avrupalı yerleşik kültür kavimlerindeki vatan anlayışı ile; devleti üstün tutan Bozkır kültürü vatan anlayışı farklıdır. Hint-Avrupalı kavimlerde baba sıfatı, toprak için kullanılır. Latince pater’den alınarak Alman-Fransız-İngiliz dillerinde vater-land,patrie gibi. Buna karşılık Eski Türklerde ve hatta bugün baba sıfatı devlet için kullanılır. “Devlet baba” anlayış ve ifadesi bugün de yaşamaktadır.

Eski Türklerde vatan millete aittir. Vatan edinme,”yurt tutma” olarak ifade edilir. Vatan toprağının her parçası kutsaldır verilmez;verilirse uğursuzluk getirir Göç destanı’nda bunu görüyoruz. Mete Han’ın, “vatan toprağını veremem, çünkü şahsıma değil millete aittir” dediği meşhurdur. Sultan Alpaslan da kendisine toprak karşılığı rüşvet teklif edilince, “Bu mülk, alınıp satılan ticaret malı değildir.” dediğini tarihler yazmaktadır.

Bu örnekleri çoğaltmak her zaman mümkündür.

Vatan kavramı, dinî-tasavvufî edebiyatımızda da önemli yer tutar. Yunus Emre’den Fuzulî’ye birçok şairimizde “vatan” kavramı geçer. Bu anlayışta vatan, “sevgilinin yanı”dır. Bu dünya “gurbet”tir. Asıl vatan, “öte dünya”dır. Meselâ Yunus Emre, bir şiirinde,”Asıl vatanımdan ayırdılar bu dünyaya düştü gönül” diyor.

Vatan kavramı, saz şairlerimizde de görülür. Onlarda daha çok, “doğup büyünen yer”, “sıla” anlamındadır.

Namık Kemal’de Vatan

Türk fikir tarihinde “vatan” kavramına, bugünkü modern anlamda, devletin siyasi hakimiyet alanı olarak siyasi-ideolojik anlam ve değer kazandıran Namık Kemal’dir. Kültürümüzde vatan kavramı, anlattığımız gibi, Namık Kemal’den önce vardı. Fakat bugünkü anlamda kullanılmıyordu.

Vatan Kavramı, bugünkü anlamda Avrupa’da Fransızca patrie karşılığı olarak 18. yüzyıl ortalarından itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Batılı anlamıyla bize Tanzimat devrinden itibaren girmiştir. Osmanlı döneminde cephelerde askerimizi, teşvik için, “vatan savunması” yerine “din gayreti”, “din uğruna” ifadeleri kullanılıyordu. Ünlü Ahmet Cevdet Paşa, bir eserinde bu konuda şunları söylüyor.

“Avrupa’da gayret-i diniye yerine, gayret-i vataniye hakim olmuş. Lakin buda feodalite asırlarının çökmesinden sonra çıkmış ve onların çocukları da küçüklükten bu sözü işiterek büyümüşler. ‘vatan uğruna’ sözü, askerlerine tesir eder olmuştur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ