DOSABSİAD’dan iş dünyasına Hürmüz Krizi sonrası stratejik uyarı

Küresel jeopolitik gerilimlerin Türkiye ekonomisi ve sanayi üretimi üzerindeki etkilerini değerlendiren DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, şirketlerin ‘savaş ekonomisi’ koşullarına göre pozisyon alması gerektiğini vurguladı.

BURSA (İGFA) – Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Başkanı Onur Kutlualp, son dönemde artan bölgesel çatışmaların ve küresel belirsizliklerin gölgesinde iş dünyasına ve karar alıcılara kritik çağrılarda bulundu. Sanayicilerin önünde üç temel senaryonun bulunduğunu belirten Kutlualp, en kötü senaryoya hazırlıklı olmanın “stratejik olgunluk” olduğunu ifade etti.

Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Kutlualp “Krizin 1-2 ay içinde çözüldüğü iyimser senaryodan, Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji yollarının kapandığı ve enflasyonun yüzde 35 civarını aştığı zorlu senaryolara kadar her ihtimal masada. Özellikle geçtiğimiz hafta sonu Hürmüz’de yaşanan kısa süreli açılmanın hemen ardından gelen sert kapanma kararı ve artan askeri hareketlilik, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Küresel enerji piyasalarını diken üstünde tutan bu durum, maliyetler üzerindeki öngörülebilirliği tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir senaryoya güvenerek plan yapanlar, fırtınaya hazırlıksız yakalanacaktır. İş dünyası olarak her türlü dalgalanmaya karşı ‘B Planı’mızı hazır tutmalıyız.” ifadelerini kullandı.

“KÂR YAŞATMAZ, NAKİT YAŞATIR”

Savaş ekonomisinin birinci kuralının likidite yönetimi olduğunu hatırlatan Onur Kutlualp, şirketlerin kârlılık rakamlarından ziyade nakit akışına odaklanması gerektiğini söyledi. Kutlualp, “Kasanız boşsa, kâğıt üzerindeki kârın bir önemi kalmaz. Kısa vadeli borçların uzun vadeye yayılması, tahsilat süreçlerinin hızlandırılması ve finansmana erişimin maliyetler daha da yükselmeden bugün sağlanması hayati önemdedir. Bugünün maliyeti, yarının ucuz fiyatı olabilir” uyarısında bulundu.

Artan enerji ve hammadde maliyetlerinin fiyatlara yansıtılmasındaki gecikmenin “sessiz bir zarar” doğurduğunu belirten Kutlualp, sanayicilere haftalık fiyatlama refleksi ve enerji verimliliği yatırımları önerdi. Avrupa pazarındaki daralmaya da dikkat çeken Kutlualp, “Avrupa’daki yapısal değişim ve alım gücü kaybı karşısında oturup bekleyemeyiz. Orta Doğu’nun yeniden inşası, Afrika’nın büyüme potansiyeli ve Türk Cumhuriyetleri ‘gelecek vizyonumuzun’ önemli bir parçasıdır. Bu nedenle ihracat rotalarımızı hızla çeşitlendirmeliyiz.” dedi.

“ÜRETİMİN SÜREKLİLİĞİ İÇİN KAMU DESTEĞİ ŞART”

Sanayicinin kendi önlemlerini alırken devletin de üreticiyi yalnız bırakmaması gerektiğinin altını çizen Kutlualp, “Bizler sanayiciler olarak elimizi taşın altına koyuyoruz ancak bu küresel fırtınada tek başımıza kürek çekemeyiz. Özellikle ihracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz kurlarının enflasyonla uyumlu, öngörülebilir bir seviyede olması elzemdir. Bunun yanı sıra, üretime yönelik uygun maliyetli kredi imkanlarının acilen genişletilmesi ve finansmana erişimin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Hürmüz krizinin de etkisiyle baskı unsuru olan enerji maliyetlerinde, sanayiciye yönelik özel indirimler veya destek mekanizmaları devreye alınmalı. Üreticiye bugün verilecek her ‘can suyu’, yarın ülkenin istihdamına ve ihracatına misliyle geri dönecektir.” ifadelerini kullandı.